sait faik abasıyanık ile ilgiliyim diyenler

toplam 67 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


sait faik abasıyanık hakkında sait faik abasıyanık

~32 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    dülger balığı adlı öyküsü kafası basmayanı pek bi sıkar alt tarafı bi balığın ölümünü uzatmışta uzatmış diyenler bile çıkabilir ...lakin sait faik dülger balığıyla kendini bir tutarak dönemin toplumuna ve sorunlarına ışık tutmuştur...bir tarafta 'marangoza' , işçiye benzediği içi çirkin kabul edilen dülger balığı vardır diğer tarafta ise allı pullu balıklar.. yine sait faik bir hatırlatma yapar hepsinin sonu aynıdır :ölüm o halde yoktur ala pula gerek

    ef i   02 Şubat 2008 18:57   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    estonyada bile hikayeleri çevirilip okutuluyor.
    dünyanın hikayecelikte kabul ettiği isim!!

    hooverphonic   29 Ocak 2008 03:58   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    babam fanatiğidir. Sayesinde bende neredeyse tüm hikayelerini okudum.
    Bence sait faik okumaya 25 yaşından sonra başlanmalıdır.
    kıvamı bana göre böyle yakalanır.

    onetwolater   27 Aralık 2007 23:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    içinin ve dışının aynı olması için gayret etmiştir.

    huzunsari   21 Aralık 2007 22:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    umut

    PeR   21 Aralık 2007 11:18   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Söylemeliyim
    Yok
    Yok... meydanlarda
    bağırmalıyım,
    Bu küçük
    Güllerin buram buram tüttüğü
    Anadolu şehri kahvesinde
    Kiraz mevsiminin
    Sevişme vakti olduğunu.

    absolutezero   10 Aralık 2007 13:42   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    29 aralık 1952 tarihli inci mecmuasının anketine verdiği cevaplardan biri şöyle; "....sahne sanatkarlarının hepsinden nefret ediyorum, ses sanatkarlarının hiçbirini dinlemem, karikatüristlerin severim. röportaj muharriri yaşar kemal, romancı olarak osman cemal'den başka kimseyi tanımıyorum."

    telkari   10 Aralık 2007 13:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    rakı şişesinde balık olmuş,umudu,yasamı sevmeyi,anlamaya calışmayı ve bi o kadarda 'bosver' i iyi kullanmayı bana öğreten olağan üstü,doğa üstü (abartmıyorum) bi düşünme kabiliyetine sahip oldğunu düşündüğüm merhum muhtesem insan,türk edebiyatında öykü kavramının babasıdır.

    PeR   02 Aralık 2007 23:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Sait Faik okumamış ve böyle de yazılabileceğini, hatta O'nu okumamanın bir eksiklik olmadığını sanan/düşünen genç öykücüler tanıdım ben bu ilginç, ilginç olduğu kadar da serüvensever coğrafyada... karşılarında iliklerim derhal terledi!

    Nasıl bir aymazlık kişiyi böylesi serüvenlere itebilir, anlamıyorum! Üstelik anlamaya da karşıyım bu konuda!

    Evet, Sait Faik okumadan da yazılabilir öyküler, ama mutlak eksik kalacaktır bir yanı... mutlak kan uyuşmazlığı olacaktır bu coğrafyanın ağrılarıyla...

    Oysa; denizi, martıları, adaları, insanları, çayı, simiti, dostlukları O'ndan okumak ne denli leziz bir tat bırakır dimağında kişinin... ve yazdıkları nasıl da samimileşir o andan sonra...

    İstanbul görgüsü edinir adeta kişi, Sait Faik okuyarak...

    aglayanduvar   30 Kasım 2007 05:39   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Sait Faik...

    Bizim okulda yazmıştır ilk hikayesini..Çok severim şiirlerini,hikayelerini,kendisini..

    basoglu   28 Eylül 2007 17:10   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    İyi ki yazmışsın.Ne demiştin? "Dünyayı güzellik kurtaracak,bir insanı sevmekle başlayacak her şey."

    DrusillaVampire   11 Nisan 2007 19:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Otların yeşil olması,denizin mavi olması,gökyüzünün bulutsuz olması,pekala bir meseledir.Kim demiş mesele değildir diye?

    tugrul tuzcuoglu   28 Mart 2007 19:01   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    incredibile   23 Şubat 2007 02:44   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Bakmayı bilmiş, insanı insan yapan gerilimleri ve tezatları görebilmiş,daha da zoru bunları bizlere aktarabilmiş gözlem ustası. SF'in öykülerindeki karakterleri istemesen de seversin. Aciz de olsalar, hırslı da; cahil ya da kibirli; dibine kadar karamsar ya da safça iyimser; namussuz ve/fakat merhametli... İyiyle kötü ayrımını yapmasını istemez okurundan. Tek boyutlu değildir anlattığı kişiler. Yalnızca insandırlar.

    solaries   22 Şubat 2007 23:52   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Sevgili tarafından kaleme alınan "Ankara:Yalnızca Mermer, Beton ve Asfalt mı?" isimli gezi yazısını, Almanca orijinalinden "(Ankara: Nur Marmor, Beton und Asphalt?)" Türkçeye çevirme onuruna eriştim.
    (Ankara ve Lozan Arasında, Derleme, Ankara, Phoenix Yayınevi, 2005).
    Konu Sait Faik olunca, yukarıda sözünü etmiş olduğum yazının bir bölümünü buraya aktarmak ve sizlerle paylaşmak istedim.
    (...)
    Adına, ülkenin en önemli edebiyat ödüllerinden birinin verildiği, 'nın klasik romancısı Sait Faik, isimli romanında, genç gazeteci Nevin'i, bakanlıkların var olduğu; ancak kentin henüz yeni gelişmeye başladığı, kırklı yılların sonlarındaki Ankara'yı keşfe yollar. Sait Faik, bugün artık tanınması pek mümkün olmayan caddeler tasvir etmektedir romanında; fakat Nevin'in kulübe benzer bir meyhanede neşeyle gürültü çıkaran meslektaşlarının oluşturduğu çemberin ortasındaki hüznü, bugün dahi anlayabilmek mümkün; bunun için, insanın moda olan buluşma yerlerinden birinde yazarların, yayıncıların ve eleştirmenlerin arasında oturması yeterlidir.
    (...)

    elestirel   22 Şubat 2007 18:41   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    burgazada'nın kalpazankaya mevkiinde bir heykeli vardır.

    sait faik abasıyanık'ı seven ve sayan insanlar, eğer samimilerse, benim gözümde arkadaş olunabilir, kısmen güvenilebilir insanlardır.

    eğer sait faik abasıyanık'ı samimiyetle seviyor ve sayıyorlarsa, ister fahişe olsunlar, ister katil olsunlar, ister abd'de yaşamayı istesinler, ister şovenist olsunlar bence diğer insanlardan daha fazla sevgi ve saygıyı hakederler.

    olumsuzluklar olarak sıraladığım yönleri, yaşamın akışında mecbur kaldıkları yollardır bence.

    ve bilinçlenme sürecine saparlarsa, sevgiden, dürüstlükten, adaletten, ahlaktan, duygusal efordan yana olacaklarmış gibi gelir bana.

    herkese selamlar

    apoptosisnedemek   22 Şubat 2007 13:31   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    "dört zait" derim üstüne tanımam!!!

    assassine   29 Ocak 2007 16:27   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Şimdi Sevişme Vakti / Sait Faik Abasıyanık

    Çıplak heykeller yapmalıyım.
    Çırılçıplak heykeller
    Nefis rüyalarınız için
    Ey önümden geçen ak sakallı kasketli,
    Yırtık mintanından adaleleri gözüken
    Dilenci
    Sana önce
    Şiirlerin tadını
    Aşkların tadını
    Kitaplardan tattırmalıyım
    Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden...

    Şu oğlan çocuğuna bak
    Fırça sallıyor
    Kokmuş manifaturacının ayağına
    Dörtyüzbin tekliğinden
    On kuruş verecek.

    Seni satmam çocuğum
    Dörtyüzbin tekliğe,
    Ne güzel kaşların var
    Ne güzel bileklerin
    Hele ne ellerin var, ne ellerin.

    Söylemeliyim,
    Yok
    Yok... meydanlarda bağırmalıyım.
    Bu küçük
    Güllerin buram buram tüttüğü
    Anadolu şehri kahvesinde
    Kiraz mevsiminin
    Sevişme vakti olduğunu.

    Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım
    Baygınlık getiren şiirler
    Kiraz mevsimi, kiraz
    Küfelerle dolu Pazar.
    Zambaklar geçiriyor bir kadın.
    Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor
    Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını
    Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancı
    O biçimsiz bizans şarkısı.

    Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem,
    Nasıl etsem nasıl yapsam da
    Meydanlarda bağırsam
    Sokakbaşlarında sazımı çalsam
    Anlatsam şu kiraz mevsiminin
    Para kazanmak mevsimi değil
    Sevişme vakti olduğunu...

    Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını,
    Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
    Boşa geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere
    Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğunun
    Oğlu bir şiir okusa
    Karacaoğlan’dan
    Orhan Veli’den
    Yunus’tan, Yunus’tan...

    varestenaas   25 Ocak 2007 19:45   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    cümlesi sürekli alıntılanan ama sonrasında gelen cümlesi yok sayılan ve sürekli gibi sunulan, karamsarlığı görmezden gelinen yazar. yine yı okumadan, çok havalı bir laf olsa da, ı anlamak da imkansızdır.

    izeoftheworld   26 Aralık 2006 11:40   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Hikayeleri samimiyet kokar...

    Elaynode   20 Aralık 2006 01:01   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :batum the saat

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.